Uncategorized

Enerji Dolu ve Üretken bir Ev Ofisini Nasıl Yaratırsınız

Ülkede düzenli olarak evden çalışan dört milyon kişiden biriyseniz, üretkenlik ve motivasyon seviyelerini yüksek tutmak için çalışmayı istediğiniz ortamın nasıl olduğunu biliyorsunuzdur.

İç dekorasyonun ruh halinizi etkileme gücü bulunduğundan, bizi bekleyen gün için bize enerji vermeye adanmış bir oda ya da alan büyük önem taşır. Ama üretken olmanızı ve düzenli kalmanızı garanti etmek için, ev ofisinizin nasıl olması gerekir? Aşağıdaki ipuçlarımıza bir göz atın:

İçerisi Işık Alsın

Doğal gün ışığı, çoğu kişinin ruh halini düzeltir ama gün boyunca ne kadar dikkatli ve uyanık kaldığınızı etkilediği de bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Metalfloss’a göre, 2014 senesinde yapılan bir araştırmada, “ofislerinde pencereleri olan kişilerin, pencereleri olmayan kişilere kıyasla daha fazla egzersiz yaptığı, daha fazla uyuduğu (ortalama olarak, bir gecede 46 dakika daha fazla!) ve genel olarak kendilerini daha iyi hissettikleri” gösterilmiştir.

Sabah uyanır uyanmaz üretken hissetmeyi istiyorsanız, perdelerinizi tamamıyla açarak yeteri kadar doğal gün ışığı aldığınızdan emin olun (ya da pencerenize hiç perde takmayın). Ayrıca, tasarımınıza suni ışık da eklemek isteyebilirsiniz. Ne yaptığınızı görmek için gözlerinizi zorlamak, kesin olarak yorgunluğa neden olduğundan çalışma masanızda en azından bir çalışma lambası koymanız gerekir.

Evinizde doğal gün ışığını en iyi şekilde kullanmakla ilgili daha fazla ipucu görmek ister misiniz? Buraya tıklayın.

Renklerinizi Seçin

Spektrumun hemen hemen her renginin olumlu ve olumsuz etkilerin bir karışımına sahip olmasından dolayı, belirli renklerin, ruh halimizi etkileyebileceğini biliyoruz. Dolayısıyla, ev ofisinizi dekor ederken kullandığınız renk seçimlerini dikkatlice düşünün.

Kırmızı, en güçlü uyarıcılardan biridir ama aynı zamanda bizi daha saldırgan ya da asabi de yapabilir. Bu yüzden, bu rengi ufak dozlardan kullanmak daha doğru olabilir. Mavi ve yeşil tonları, rahatlatıcı bir enerji yaratıp zihin açıklığı ve odaklanma becerisi sağlarken, sarının olumlu düşünmeyi ve yaratıcılığı teşvik ettiği söylenir.

Her insan bir diğerinden farklı olduğu halde, renklerin sizi nasıl hissettirdiğini düşünün ve alanınızı dekore ederken, mutlaka bu bilgiden faydalanın.

Taze ve rahatlatıcı bir görüntü yaratmaya dair daha fazla ipucu için, buradaki tavsiyelerimiz size yardımcı olacaktır.

Her Şeyin Bir Yeri Olsun

Dağınık bir çalışma masası, dağınık bir zihne işaret eder, ifadesi tartışılır ancak düzenli bir çalışma alanın sahip olmakla ilgili söylenecek çok şey var. Dağını bir alan, birçoğumuzu farkında olmadan kaygılı ve ne yapacağını bilemez hissettirebilir.

Psychology Today dergisine göre, dağınıklık zihinlerimizi aşırı uyaranlarla bombardımana tutar, duyularımızın gerekli olmayan şeyler üstünde fazla çalışmasına neden olur, dikkatimizi dağıtır ve rahatlamamızı güçleştirir.

Gereksinimlerimiz için bir düzenleme alanına yatırım yapmak (ve sonra da bu alanı kullanma alışkanlığı geliştirmek), dikkati dağıtan daha az unsurun bulunduğu ve sonuç olarak daha da az stres yaratan daha üretken bir çalışma alanı anlamına gelebilir.

Daha fazla ipucu ve öneri için, düzenli bir ev yaratmakla ilgili blogumuzu okuyunuz.

Aksaklıkları Asgari Düzeye İndirin

Konu dikkat dağıtan unsurlardan açılmışken, ev ofisinizi evinizin en hareketli odalarından birinin ortasına kurmanın pek bir anlamı yoktur. Oyun oynayan çocuklar, sesi açık televizyon, hatta sizi kışkırtan dağınık bir yatak bile, dikkatinizin dağılması ve üretkenliğinizi kaybetmeniz için yeterli olabilir.

Ev ofisinizin evinizin sessiz ve günlük hayatın getirdiği birçok dikkat dağıtıcı unsurdan yoksun bir alanına kurduğunuzdan emin olun. Dikkat dağıtan unsurları daha da azaltmak ister misiniz? Sosyal medyanın sürekli uyarıları dikkatinizi çekmesin diye telefonunuzdaki bildirim ayarlarını değiştirmeyi ya da iş gününüzde üretkenliğinizi raydan çıkaran e-postaları ya ad mesajları yanıtlamak için belirli zamanlar ayırmayı düşünebilirsiniz.

Ev ofisinizi tasarlamakla ilgili daha fazla ipucu için, mutlaka bu blog yazısını okuyunuz.

Comment here